Evde Elektrik Üretme Devri Başlıyor
Rüzgâr Enerjisi nasıl bir yerden gelir?
Tüm yenilenebilir enerji türleri (gelgit enerjisi ve jeotermal hariç) ve fosil yakıt enerjisi dahi sonuç olarak güneşten kaynaklanır. Güneş yeryüzüne saatte 100.000.000.000.000 kW enerji gönderir. Başka deyişle yeryüzü, 1018 watt kadar güç kazanır.
Güneşten gelen enerjinin %1-2'si rüzgâr enerjisine dönüşür. Bu, yeryüzündeki tüm bitkilerin biyolojik kütleye dönüştürdüğü enerjinin 50 - 100 katıdır.
Sıcaklık farkları hava akımını oluşturur.
Ekvator çizgisi yakınındaki bölgeler dünyanın diğer bölgelerine göre daha fazla ısınır. Bu sıcak bölgeler, kızıl ötesi fotoğraflarda sıcak renklerle (karalarda kırmızı, turuncu ve deniz yüzeyinde sarı) görünür.
Sıcak hava soğuk havadan hafiftir ve yaklaşık 10km'ye ulaşıncaya kadar gökyüzüne yükselir. Bu sıcak hava kütlesi hareket ederek Kuzey ve Güney Kutbuna yaklaşınca aşağı çöker ve ekvatora geri döner.
Coriolis Kuvveti
Dünya döndüğü için kuzey yarıküre üzerindeki her hareket, kendi konumumuza göre sağa doğru (güney yarıküre için sola) yönelir. Bu belirgin bükücü kuvvet Coriolis Kuvveti (Coriolis Force) olarak bilinir. Bu kuvveti keşfeden Fransız Matematikçi Gustave Gaspard Coriolis'in ismiyle anılmaktadır (1792 - 1843).
Kuzey yarıküre üzerinde hareket eden bir parçacığın sağa doğru döneceği pek açık görünmeyebilir. Bu olayı şöyle canlandırabiliriz:
Uç kısmı güneye doğru hareket eden bir koni düşünün ve dünyanın döndüğü gerçeğini de eklersek, koninin sanki sağa doğru kaydığını görürüz.
Coriolis Kuvveti gözle görülebilir bir olaydır. Tren yolu hatlarının bir tarafı diğerinden daha hızlı aşınır. Nehir yataklarının bir tarafı diğerinden daha derine iner (hangi taraf olduğu bulunduğumuz yarıküreye bağlıdır ve kuzey yarıkürede hareket eden bir parçacıklar sağa yönelir).
Kuzey yarıkürede rüzgâr, bir alçak basınç alanına yaklaştıkça saat yönüne ters yön alır. Güney yarıkürede ise rüzgâr, alçak basınç alanları etrafında saat yönünde döner.
Rüzgârın Gücü
Rüzgâr hızı, bir rüzgâr türbininin elektriğe çevirebileceği enerji miktarı açısından önemlidir. Rüzgârın enerji içeriği, ortalama rüzgâr hızının küpü oranında değişir. Yani rüzgâr hızı 2 katına çıkarsa, 8 kat enerji içerir.
Öyleyse, rüzgârın enerji içeriği rüzgâr hızının kübü oranında değişir. Günlük yaşamdan, bir otomobilin hızı 2 katına çıkarsa frenlemesi ve durdurulması için 4 kat enerji gerektiğini farkedebilirsiniz (Aslında bu Newton'un 2. hareket yasasıdır).
Rüzgâr türbini örneğinde, rüzgârın hızını 2 katına çıkarırsak her saniye pervaneden geçen dilim sayısını da 2 kat artar ve bu dilimlerin her biri otomobilin frenlemesi örneğinden anlaşıldığı gibi 4 kat enerji içerir.
Neden Rüzgâr Enerjisi
Rüzgâr enerjisi günümüzde, 21. yüzyılda ve onların ötesinde ençok gelecek vadeden teknolojilerden bir tanesidir. Burada rüzgâr enerjisi üzerinde en çok sorulan sorular hakkında bazı kısa cevaplar bulacaksınız:
Rüzgâr Enerjisi Temizdir
Rüzgâr türbinlerinden herhangi bir çevre kirliliği olmaz. Modern bir 600 kW gücündeki rüzgâr türbini ortalama bir yerde, bir yılda genellikle kömürle iletilen diğer elektrik santrallarının 1.200 ton karbondioksidinin yerine geçecektir.
20 yıllık bir işletme süresi içinde (ortalama bir yerde) bir rüzgâr türbini tarafından üretilen enerji imâlatı, bakımı, faaliyeti, demontajı ve parçalanması için gerekli olan enerjinin sekiz misli fazladır.
Başka bir deyişle, genellikle bir rüzgâr türbinini imâl etmek ve çalıştırmak için gerekli olan enerjiyi geri kazanmak için sadece iki ya da üç ay yeterli olacaktır.
Rüzgâr Enerjisi Yoğundur
Rüzgârdaki enerji gerçekten de sürdürülebilir bir kaynaktır. Rüzgâr hiç bitmeyen bir şeydir.
Halihazırda, rüzgâr enerjisi Danimarka elektrik tüketiminin %31.1'ini karşılamakta ve bu rakkamın 2008 yılında yüzde 40 mertebesine yükselmesi beklenmektedir.
Avrupayı çevreleyen sığ denizlerin üzerindeki rüzgâr kaynakları, teori olarak Avrupa'nın kullandığı tüm elektriği birçok misli ile karşılar niteliktedir.
Rüzgâr Enerjisi Farklıdır
Rüzgâr türbinleri boyutlar ve üretim kapasiteleri açısından çok büyümüşlerdir.
1980'lerden kalma tipik bir Danimarka malı rüzgâr türbini, 26 kW gücünde bir üretece ve 10,5 metrelik bir pervane çapına sahiptir. Modern bir rüzgâr türbini 43 metrelik bir pervane çapına ve 600 kW gücünde bir üretece ulaşmaktadır. Yılda 1 ile 2 milyon kW/saat enerji üretmektedir. Bu da Avrupa'da 300 ile 500 konutun yıllık elektrik tüketimine eşit bulunmaktadır. Son nesil rüzgâr türbinlerinin 1.000 - 1.500 kW üreteci ve 50 - 60 metrelik pervane çapı bulunmaktadır. Galler'in Carno bölgesinde bulunan, Avrupa'nın geniş rüzgâr türbini parkı, 20.000 konutun ihtiyacına eşit bir enerji üretmektedir.
Avrupa'da 1997 itibariyle, 3.000 MW'dan fazla rüzgâr enerjisi, beş milyon kadar kişinin elektrik ihtiyacını karşılayacak şekilde devrede bulunmaktadır. (windpower.dk - Danish Wind Industry Association)
Rüzgâr enerjisi, rüzgârı oluşturan hava akımının sahip olduğu hareket (kinetik) enerjisidir. Bu enerjinin bir bölümü yararlı olan mekanik veya elektrik enerjisine dönüştürülebilir.
Rüzgârın gücünden yararlanılmaya başlanması çok eski dönemlere dayanır. Rüzgâr gücünden ilk yararlanma şekli olarak yelkenli gemiler ve yel değirmenleri gösterilebilir. Daha sonra tahıl öğütme, su pompalama, ağaç kesme işleri için de rüzgâr gücünden yararlanılmıştır. Günümüzde daha çok elektrik üretmek amacıyla kullanılmaktadır.
Fosil, nükleer ve diğer yöntemlerde atmosfere zararlı gazlar salınmakta, bu gazlar havayı ve suyu kirletmektedir. Rüzgârdan enerji elde edilmesi sırasında ise bu zararlı gazların hiçbiri atmosfere salınmaz, dolayısıyla rüzgâr enerjisi temiz bir enerjidir, yarattığı tek kirlilik gürültüdür. Pervanelerin dönerken çıkardığı sesler günümüzde büyük ölçüde azaltılmıştır.
Dünyadaki durum
Rüzgâr Gücü, dünyada kullanımı en çok artan yenilenebilir enerji kaynaklarından biri haline gelmiştir. Günümüzde dünyadaki kullanım oranının çok düşük olmasına karşılık, 2020 yılında dünya elektrik talebinin %12'sinin rüzgâr enerjisinden karşılanması için çalışmalar yapılmaktadır.
Günümüzde rüzgâr enerjisinden üretilen toplam güç 40.301 MW civarındadır. Dünya'da rüzgardan enerji üretiminin %36,3'ü Almanya'da gerçekleştirilmektedir. Almanya toplamda 14.612 MW güç üretmektedir ve Almanya'nın elektrik enerjisi ihtiyacının % 5,6'sını karşılamaktadır. Rüzgâr gücünden en çok yararlanan diğer ülkeler sırasıyla İspanya, ABD, Danimarka, Hindistan, Hollanda, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve Çin'dir. Diğer tüm ülkeler toplamda 3.756 MW'lık güç üretimi ile % 9,3 paya sahiptirler.
Üstünlükleri
* Atmosferi kirletici etkiye sahip gazların salınmaması,
* Temiz bir enerji kaynağı olması,
* Kaynağının tükenmemesi (güneş, dünya ve atmosfer olduğu sürece),
* Rüzgâr tesislerinin kurulumu ve işletilmesinin diğer tesislere göre daha kolay olması,
* Enerji üretim maliyetlerinin düşük olması,
* Güvenilirliğinin artması,
* Bölgesel olması ve dolayısıyla kişilerin kendi elektriğini üretebilmesi
Rüzgâr türbinleri
Rüzgâr türbinleri, rüzgârdaki kinetik enerjiyi önce mekanik enerjiye daha sonra da elektrik enerjisine dönüştüren sistemlerdir. Bir rüzgâr türbini genel olarak kule, jeneratör, hız dönüştürücüleri (dişli kutusu), elektrik-elektronik elemanlar ve pervaneden oluşur. Rüzgârın kinetik enerjisi rotorda mekanik enerjiye çevrilir. Pervane milinin devir hareketi hızlandırılarak gövdedeki jeneratöre aktarılır. Jeneratörden elde edilen elektrik enerjisi aküler vasıtasıyla depolanarak veya doğrudan alıcılara ulaştırılır.
Kullanımdaki rüzgâr türbinleri boyut ve tip olarak çeşitlilik gösterse de, genelde dönme eksenine göre sınıflandırılır. Rüzgâr türbinleri dönme eksenine göre “Yatay Eksenli Rüzgâr Türbinleri” (YERT) ve "Düşey Eksenli Rüzgâr Türbinleri” (DERT) olmak üzere iki sınıfa ayrılırlar.
Rüzgâr Türbini İç Yapısı
1. Makina Yeri (Nacelle)
Makina yeri, rüzgâr türbininin dişli kutusu ve elektrik üreteci dahil kilit parçalarını içerir. Servis personeli, makina yerine türbin kulesinden girebilir. Makina yeri solunda, rüzgâr türbini pervanesi yani pervane kanatları ve göbek bulunur.
2. Pervane Kanatları (Rotor Blades)
Pervane kanatları, rüzgârı yakalar ve rüzgârın gücünü pervane göbeğine aktarır. Modern bir 600 kW rüzgâr türbininde her pervane kanadının uzunluğu 20 metre kadardır ve bir uçak kanadı gibi tasarlanır.
3. Göbek (Hub)
Pervane göbeği, rüzgâr türbininin düşük hız miline bağlıdır.
4. Düşük Hız Mili (Low Speed Shaft)
Rüzgâr türbininin düşük hız mili, pervane göbeğini dişli kutusuna bağlar. Modern bir 600 kW rüzgâr türbininde dişli nispeten yavaş, dakikada 19 - 30 devir hızı ile döner. Bu mil aerodinamik frenlerin çalışması için hidrolik sisteme ait borular içerir.
5. Dişli Kutusu (Gearbox)
Dişli kutusunda, solda düşük hız mili bulunur. Sağdaki yüksek hız milinin, düşük hız milinden 50 kat hızlı dönmesini sağlar.
6. Mekanik Frenli Yüksek Hız Mili (High Speed Shaft with its mechanical brake)
Mekanik frenli yüksek hız mili, dakikada yaklaşık 1500 devir hız ile döner ve elektrik üretecini çalıştırır. Bir acil durum mekanik freni vardır. Mekanik fren, aerodinamik frenlerin çalışmaması durumunda veya türbin bakımdayken kullanılır.
7. Elektrik Üreteci (Electrical Generator)
Elektrik üreteci, genelde bir senkron üreteç veya asenkron üreteçtir. Modern bir rüzgâr türbinininde azami elektrik gücü genelde 500 - 1500 kW arasındadır.
8. Elektronik Kontrol Ünitesi (Electronic Controller)
Elektronik kontrol ünitesi, rüzgâr türbininin durumunu sürekli izleyen ve eğim mekanizmasını kontrol eden bir bilgisayar içerir. Bir arız halinde (örneğin, dişli kutusu veya üretecin fazla ısınması) rüzgâr türbinini otomatik olarak durdurur ve telefon modem hattı vasıtasıyla türbin operatörünü bilgisayarına uyarı verir.
9. Hidrolik Sistem (Hydraulics System)
Hidrolik sistem, rüzgâr türbininin aerodinamik frenlerini içerir.
10. Soğutma Birimi (Cooling Unit)
Soğutma ünitesi, üreteci soğutmak için kullanılan bir soğutma birimini içerir. Ayrıca dişli kutusundaki yağı soğutmak için kullanılan bir soğutma birimi de içerir.
11. Kule (Tower)
Rüzgâr türbininin kulesi, makina yerini ve pervaneyi taşır. Genelde kulenin yüksek olması bir avantajdır, zira zeminden uzaklaştıkça rüzgâr hızları artar. Modern bir tipik 600 kW rüzgâr türbininde 40 - 60 metrelik bir kule bulunur.
Kuleler, dairesel veya kafes biçiminde olabilir. Dairesel kuleler türbinin tepesine ulaşmak için bir iç merdiven olabildiğinden personelin türbinlere bakması için daha güvenlidir. Kafes kulelerin avantajı başlıca daha ucuz olmasıdır.
12. Eğim Mekanizması (Yaw Mechanism)
Eğim mekanizması, pervane ile birlikte makina yerini rüzgâra karşı döndürmek üzere elektrik motorlarından yararlanılır.
Eğim mekanizması, yelkovanı kullanarak rüzgâr yönünü algılayan elektronik kontrol ünitesi tarafından çalıştırılır. Rüzgâr, yön değiştirdiğinde normalde türbin bir defada sadece birkaç derece eğilir.
13. Anemometre ve Yelkovan (Anemometer and Wind Wane)
Anemometre (Rüzgâr ölçer) ve yelkovan, rüzgâr hızı ve yönünü ölçmek için kullanılır.
Anemometreden gelen elektronik sinyaller, rüzgâr türbininin elektronik kontrol ünitesi tarafından rüzgâr hızı yaklaşık 5 m/s'ye yaklaştığında rüzgâr türbinini çalıştırmak için kullanılır. Bilgisayar, türbini ve çevresini korumak için rüzgâr hızı 25 m/s'yi aştığında türbini otomatik olarak durdurur.
Yelkovan, sinyalleri rüzgâr türbininin elektronik kontrol ünitesi tarafından rüzgâr türbinini rüzgâra karşı döndürmek üzere kullanılır.
Etiketler: enerji üretimi, rüzgar enerjisi, türbin | 0 Comments
Kendi Elektriğimizi Nasıl Üretebiliriz?
Enerji Bakanlığı, Anadolu'nun dört bir yanında akan küçük derelerden elektrik üretimi için düğmeye bastı. Bakanlığa bağlı Türkiye Elektromekanik Sanayii AŞ (Temsan) en küçük ırmak ve derelerden bile enerji üretimine imkan sağlayacak elektrik türbini üretti.
Bireysel kullanım için geliştirilen 3 kilovatlık cihazla 4 evin tüm elektrik ihtiyacını karşılamak mümkün. 100-200 kilovatlık türbinler ise bir köy veya beldenin ihtiyacının tümünü karşılayabilecek. Türbinlerin fiyatı 3 bin YTL'den başlıyor, gücüne göre 40 bin yeni liraya kadar çıkıyor. Yüzde 100 yerli üretim türbinlerin küçük nehir ve ırmaklarda kurulması için Enerji Bakanlığı'ndan izin almaya (lisans) veya şirket kurmaya da gerek yok. Temsan, proje kapsamında 12 prototip türbin üretti. Denemelerden başarıyla çıkan türbinlerin seri üretimine geçilecek. Temsan Genel Müdürü Osman Kadakal'a göre küçük atölyeler, barak havuzları ve balık çiftlikleriyle, köy, yayla, mezra ve beldelerdeki evlerin elektrik ihtiyacını bu türbinlerle karşılamak mümkün. Bunun için gereken tek şey belli bir eğimle akan su. Temsan, türbin üretiminde oluşacak muhtemel risklere de çözüm üretti. Buna göre, sürekli elektrik üretecek türbinlerde sorun yaşamamak için elektriğin depolanacağı bir de özel akü geliştirildi. Ev veya işyerinde tüketimin azaldığı dönemlerde üretilen elektrik aküde depolanabilecek. Tüketim arttığında depolanmış elektrik tüketime verilecek.
Vatandaş, Temsan'ın ürettiği türbinlerle üretilecek elektriği iki yöntemle tüketebilecek: İlk yöntem; üretilen elektriği hemen tüketmek. İkinci yöntem ise sistemi genel elektrik şebekesine bağlamak. Bu şekilde üretilen elektrik şebekeye aktarılacak, ihtiyaç duyulan elektrik şebekeden karşılanacak. Osman Kadakal, Enerji Verimliliği Kanunu'nun 200 KW'ye kadar olan sistemlerin şebekeye doğrudan bağlanmasına izin verdiğini belirtiyor. 
Türbin, birkaç yılda kendini amorti ediyor
Temsan'ın ürettiği mikro elektrik türbinlerinin fiyatları 2 bin 500-3 bin YTL'den başlıyor. Bir kilovat kurulu gücündeki türbin, vatandaşa akü ve aparatlar dahil 5-6 bin YTL'ye mal olacak. Bu sistem en az iki evi beslemeye yeterli elektrik üretebiliyor. Sağlanan tasarruf dikkate alındığında türbin birkaç yıl içinde kendini amorti edecek. Temsan'ın mikro türbinini ilk kullanan Sivaslı balık çiftliği sahibi Hamit Akdere oldu. Gürün ilçesi Akdere köyündeki balık çiftliğinin elektrik ihtiyacını karşılayan Akdere, türbinden memnun. "Su olduğu sürece sorun yok." diyen işletme sahibi, bu yolla elektrik üretmenin çok kolay olduğunu söylüyor. Hamit Akdere, yaptığı yatırımın karşılığını fazlasıyla aldığını ifade ediyor 
'Artık su akarken Türk bakmayacak'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, küçük ırmaklardan üretilecek elektriğin Türkiye'nin elektrik açığının kapatılmasına önemli katkı sağlayacağı görüşünde. Projeyi çok önemseyen Güler'e göre mikro türbin üretimiyle Türkiye'de yeni bir pazar oluşacak. Bakan, yeni sistemle 3 binden fazla enerji KOBİ'sinin doğacağını düşünüyor. "Eskiden 'Su akar, Türk bakar' denirdi. Şimdi, su hem akacak hem de elektrik üretecek. Yani Türk bakmayacak." diyen Enerji Bakanı, mikro türbinler sayesinde 2 bin 500-3 bin megavatlık kurulu gücün devreye girebileceği bilgisini veriyor. Güler, Devlet Su İşleri, Temsan ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi ortak çalışmasıyla türbin kullanımının hızla yaygınlaştırılacağına dikkat çekiyor.
Türbin kurmak için izne gerek yok
Mayıs 2007'de çıkarılan Enerji Verimliliği Kanunu ile küçük ırmaklardan da elektrik üretmeye imkan sağlandı. Kanuna göre kendi ihtiyacını karşılamak şartıyla azami 200 kilovat elektrik üretim tesisi kuran gerçek ve tüzel kişiler, lisans alma ve şirket kurma zorunluluğundan muaf tutuldu. Böylece, isteyen herkes kendi elektriğini üretebilecek. Ayrıca, fazla üretim de genel sisteme aktarılabilecek. Konuyla ilgili mevzuatı tamamlamak için yapılan çalışmalarda son aşamaya gelindi.
Etiketler: enerji üretimi, türbin | 0 Comments
Pulse-width modulation - PWM
16F877 İLE BİR KAÇ PWM ÖRNEĞİ BU ARALAR ÇOK TALEP GELDİĞİNDEN KOYUYORUM PROTEUS VE CCS C KULLANILMIŞTIR AYRICA L298 BİR DEVREDE MEVCUTTUR BÜTÜN DOSYALAR EKTEDİR
İNDİR
Etiketler: l298, pic16f877, pwm | 1 Comments
Akkor Lambalar ve Floresan Lambalar

Edison�un bulduğu ampülün 10. yüzyılın sonlarına doğru şehirlerde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamasıyla şehirler, gecenin parlayan yıldızları halini aldı. Metropol şehirlerin gece manzaraları, o şehirlerin kimliği halini aldı. Ancak Edison�un tarihî ampulü çok enerji tükettiği ve verimsiz olduğu için artık insanlığın sönen bir yıldızı konumuna geldi. Amerika�da Kaliforniya eyaleti sarı ışık veren ampullerin kullanılmasını yasaklayan bir yasayı görüşmeye başladı. Birkaç hafta önce de New Jersey eyaleti, Edison ampullerinin yerinin floresan lambalarla 3 yıl içinde devlet binalarında değiştirilmesini teklif etti. Küresel ısınmayı önlemek amacıyla oluşturulan Kyoto Protokolü�nü uygulamayan Bush�un partisinden Temsilciler Meclisi üyelerinden Larry Chatzidakis, Thomas Edison�un hatırasına saygısı olduğunu ifade ediyor. Ancak Chatzidakis artık daha az enerji kullanan yollar bulmamızın şart olduğunu belirtiyor.
Kaliforniya ve New Jersey dışındaki birçok eyalette Enerji Bakanlığı ve Çevreyi Koruma Ajansı�nın desteklediği programlar ile Edison ampulünün floresan ile değiştirilmesi teşvik ediliyor. New Jersey eyaleti, Edison�un 400�e yakın buluşunun patentinin aldığı eyalet olması bakımından nostaljiyi en çok hisseden eyaletler arasında. Temiz Enerji Programı ile New Jersey, floresan lambaların Edison ampulleriyle değiştirilmesini tavsiye ediyor. 2005 yılında sadece bu eyalette 1,2 milyon lamba dağıtıldı.
Edison, ampulünün uzun süre yanmasını sağlayan süreçleri geliştirdi. Böylece ampuller otomasyon ile çok sayıda üretilebildi ve şehir sokakları, evler hızla elektrik ile buluştu. Floresan ise 20. yüzyılın ilk yıllarında icat edildi. Ancak halka satışının başlaması 1940�lı yılları buldu. Floresan lambalar Edison ampulüne göre yüzde elli daha az enerji tüketiyor ve çok daha uzun süre kullanılabiliyor. Eğer sarı ışık veren Edison ampulünü floresan lamba ile değiştirirseniz yılda 75 kilo daha az karbondioksit (CO²) üretirsiniz. Küresel ısınmaya sebep olan petrol, benzin gibi fosil yakıtlar atmosferdeki CO² gazının miktarını artıyor. Artan CO², sera gazı etkisi yaparak dünyadaki ısının uzaya kaçmasını engelliyor. Ampulü değiştirmenin yanında küresel ısınmayı azaltmak istiyorsanız aşağıdaki önlemleri kendi yaşamınızda alabilirsiniz:
Daha az araba kullanın. Her 1 km daha az sürüş ile yılda yarım kilo daha az CO² üretirsiniz.
Daha çok recycle (geri dönüşüm) yapın. Eğer evinizdeki her ürünün yarısını recycle yapsanız 1200 kilo daha az CO² üretirsiniz.
Araba tekerleklerinizin havasını dolu tutun. Araba tekerleğinizin havasının inik olmaması yüzde 3 daha az benzin harcamanızı sağlar.
Daha az sıcak su kullanarak yılda 250 kilo kadar daha az CO² atmosfere katkınız olur.
Çok paketi olan ürünleri tercih etmeyin. Çöp miktarını yüzde 10 azaltırsanız yılda yarım tona yakın daha az CO² üretirsiniz.
Ağaç dikin. Her bir ağaç ömrü boyunca 1 ton CO² emer.
Elektronik aletlerinizi kullanmıyorken kapatın. Her yıl tonlarca daha az CO2 atmosfere bırakın.
Floresan lambalar ilk olarak 1939 yılında, NewYork Dünya Fuarı’nda ‘General Electric’ tarafından sergilendi. Amerikan evlerinin elektrikle aydınlatılmasından yaklaşık 60 sene sonra ortaya çıkan floresan lambanın bilinen ampul ile savaşı günümüze kadar sürdü.
Aynı evin içinde banyoda yumuşak ışığı ile floresan galip gelebilirken, yatak odasında mücadeleyi romantik ışığı ile ampul kazandı. Uzun mücadele sonunda zafer floresanın oldu. Bunun esas sebebi ise evlerdeki tercihin değişmesi değil, elektrik giderlerinin azaltılması gereken yoğun yaşamın olduğu işyerleri ve okullardı.
18 Watt’lık bir floresan lamba, 75 Watt’lık bir ampul kadar ışık verebilir. Yani floresanlar daha az enerji harcayıp, daha çok ışık verirler, yaklaşık yüzde 75 enerji tasarrufu sağlarlar. Piyasa satış fiyatları daha yüksektir ama en az on misli daha uzun ömre sahiptirler. Işık tek bir noktadan değil de tüpün her tarafından geldiği için daha fazla dağılır. Mavimsi ışıkları daha yumuşaktır ve gözleri yormaz.
Floresan lambalarda, elektrik düğmesine basıldığında, trans-formerden geçen elektrik, tüpün bir ucundaki elektrottan diğerine bir ark oluşturur. Bu arkın enerjisi tüpün içindeki cıvayı bu-harlaştırır. Bu buhar elektrik yüklenerek gözle görülmeyen ültraviyole ışınları saçmaya başlar. Bu ışınlar da tüpün iç yüzeyine kaplanmış olan fosfor tozlarına çarparak görülen parlak ışığı oluşturur.
Floresan lambalar ilk açılışları sırasında çok elektrik çekerler. Halbuki bu miktarda enerjiyi bir saatlik açık durumda ancak harcarlar. Ayrıca çok sık açıp kapama ile ömürleri de kısalır. Örneğin tipik bir floresan lamba devamlı açık bırakıldığında 50.000 saat çalışabilir. Üç saatlik aralarla kapanıp açıldığında ömrü 20.000 saate düşer. Sonuç olarak floresan lambaları bir saat sonra açacaksanız hiç kapatmamanız daha ekonomik olabilir. Normal ampullerde açıp kapamanın ciddi bir etkisi yoktur.
Bazı insanların floresan tipi ışıklara duyarlıkları vardır. Aslında ayırt edemeyiz ama floresanın ültraviyole içeren arkı saniyede 120 kez çakar. Işığın bu frekansı bazı insanlarda migren denilen baş ağrıları yaratabilir. Bu titreşimleri lambaya doğrudan baktığınızda göremezsiniz ama gözünüzün köşesinden baktığınızda görebilirsiniz.
Evlerdeki çiçekler genellikle yeşil yapraklı olup, ışığın kırmızı ve mavi kısmını absorbe ederler. Mavi onlar için özellikle önemlidir. Ampul ışığında mavi renk çok azdır. Bu nedenle evdeki çiçekler için floresan lambalar daha faydalıdır.
Etiketler: akkor ampül, enerji tasarrufu, floresan | 0 Comments
Mikrodenetleyici Tabanlı Bant Otomasyonu
Bitirme projemi sizlerle paylaşıyorum. Emeğe saygı, eminim çok yardımcı olacak içerdeki bilgiler...
1. Word dosyası
2. Proteus Devre
3. CCS C pic yazılımı
ÖZET
Günümüzde herhangi bir iş kolundaki üretim konusuna yaklaşıldığında görülecektir ki, ağır rekabet koşulları bahis konusudur. Açıktır ki artık sadece üretmek çok da anlamlı olmamaktadır .Üretim, hızlı, standart, güvenli, hatasız yapılıyorsa anlam kazanır duruma gelmiştir; ancak bu şekilde rekabetçi unsurlarla baş edilebilir. İşte bu noktada ‘’otomasyon’’ devreye girmektedir.
Endüstri , üretimi,kaliteyi ve verimliliği artırmanın , maliyeti düşürmenin kaynağı olduğu için otomasyon fevkalade önemlidir. Otomasyon yerleşip ilerledikçe endüstriyel üretim onunla doğru orantılı olarak gelişmeye devam edecektir. Otomasyonsuz endüstrinin başarılı ve rekabetçi olması mümkün değildir.
Günümüzde bant otomasyon sistemlerinin kullanım alanları çok geniştir. Gıda sektöründen otomobil sektörüne kadar birçok sektörde kullanılması, artan rekabet koşulları içerisinde üretici firmalar için zorunlu hale gelmiştir.
Projemizde , visual basic tabanlı bant kontrol sistemi yardımıyla bant üzerindeki siyah ve beyaz kutuların renklerine göre ayrılması ,sayılması ve konumlandırılması amaçlanmıştır. Kullanıcı, projede kullanılan protokolü istekleri doğrultusunda uyarlayabilir. Bu açıdan tasarlanan proje, siyah ve beyaz kutuların ayrılması ve konumlandırılmasından ziyade kullanıcı için bir prototip durumunda olup bilgisayar ile çevresel ünitelerin nasıl haberleştiğini, protokolün nasıl sağlandığını içermesi bakımından önemlidir.
ABSTRACT
Nowadays when you approach to subject of production in any field of business,serious competition is matter of discuusion.It is obvious that only production is not meaningful,anymore.If the production is fast,standart,safe and flawless,then it will become meaningful. This is the only way of getting by the competitive factors.At this point,automation steps into the situation.
Automation is extremely important because it is the source of increasing industrial production,quality,productivity and decreasing the cost. Industrial production will continue evaluating directly proportional wit the automation as long as it embeddingly makes progress.Industry can not be succesful and competitive without automation.
At present,utilization fields of band automation systems are very broad.
Under circumstances of increasing competition,it have became compulsory for manufacturers because it is utilized in many fields from nutrient to automobile.
In our project it is aimed that black and white boxes on the band are seperated,numbered,located with the help of visual basic based band control system.User can adjust protocol that is used in the project according to his desires.In this regard,designed project is important because it is a prototype which includes how the computer and enviromental unitaries contact with each other and how the protocol achieved except that black and white boxes are seperated and located.
indir
Etiketler: bant otomasyonu, dc motor, l298, pic16f877, proteus, rs232, seri haberleşme, visual basic | 2 Comments
Mülakatlarda Çıkmış Sorular

Tedaş işe alımda sorulmuş mülakat sorular
1.Linye nedir?
"Dağıtım tablosundan son aydınlanma aygıtı (armatür) yada prizin bağlandığı kutuya (buat) kadar olan kısımdır."
2.Sorti nedir?
"Linye hattı ile aydınlanma aygıtı yada priz arasındaki bağlantı hattıdır."
3.Parafudr nedir?
"Alternatif akımlı güç sistemlerinde çeşitli nedenlerle (yıldırım düşmesi,anahtarlama vb.) oluşan gerilim yükselmelerini sınırlamak amacıyla tasarlanmış -sistem ve techizatın korunmasında- ve enerji besleme sürekliliğinin sağlanmasında önemli bir görevi olan koruma cihazıdır.( Normal işletme şartlarında yalıtım halindedir.)"
4.Trafo nedir?
"Elektrik enerjisinin parametrelerini ( V.I ) değiştiren statik elektromagnetik cihazlara transformatör denir."
5.Topraklama nedir,çeşitleri nelerdir?
"Elektrik tesislerinde aktif olmayan bölümler ile sıfır iletkenleri ve bunlara bağlı bölümlerin bir elektrot yardımı ile toprakla iletken bir şekilde birleştirilmesine topraklama denir."
"3 çeşit topraklama vardır:
1) Koruma Topraklaması : İnsanları tehlikeli dokunma gerilimlerine karşı korumak için işletme araçlarının aktif olmayan kısımlarının topraklanması.(Örn:elektrikli cihazların metal gövdelerinin topraklanması )
2) İşletme Topraklaması : İşletme akım devresinin, tesisin normal işletilmesi için topraklanması.(Örn:trafonun veya alternatörlerin sıfır noktalarının topraklanması )
3) Fonksiyon Topraklaması : Bir işletim tesisinin istenen fonksiyonu yerine getirmesi için yapılan topraklama.(Örn:yıldırıma karşı topraklama,zayıf akıma karşı topraklama )"
6.Elektrik akımı neden alternatif akımla taşınır?
"Transformatörün çalışmasına kısaca değinecek olursak; primer sargısına uygulanan alternatif akım, değişken bir manyetik alan oluşturur.Bu değişken manyetik alan nüve üzerinden devresini tamamlayarak transformatörün sekonder sargısını keser.(Faraday kanunlarına göre;bir sargı, değişken bir manyetik alan tarafından kesilirse üzerinde bir gerilim endüklenir.)Ve manyetik alan tarafından kesilen sekonder sargıda sipin sayısına göre gerilim endüklenir.Dolayısıyla transformatörün çalışması için değişken bir manyetik alan oluşturulması gerekir.Sonuç olarak( transformatörler sayesinde gerilim seviyesi kolayca indirilip yükseltilebildiği için ve enerji iletim hatlarında uzun mesafelerde kayıpları azaltmak için gerilimin yüzlerce kV mesafesine kadar yükseltilmesi gerektiğinden değişken manyetik alanın oluşması için transformatör sargılarına alternatif akım uygulanması gerekir.
7.Dağıtım sistemlerinde kullanılan (belli başlı) malzemeler nelerdir?
" 1)Parafudr 2)Ölçü tr. 3)Dağıtım tr. 4)İletken 5)İzolatör 6)Kesici 7)Ayırıcı "
8.Transpoze nedir?
"Kapasitif özelliklerinden dolayı Enerji Nakil Hatları'nda oluşan kapasitif gerilim artışları, hattın uzunluğuna ve iletim gerilimine ve de direk tipine bağlı olarak, hat sonu gerilimi ile hat başı gerilimi farklılık göstermektedir.Bu farklılık şebekemizde hat şönt reaktörleri ve trafo merkezlerindeki reaktörlerde yok edilmektedir.Ayrıca fazlar arasındaki dengesiz kapasitif gerilim artışlarını dengelemek için ENH'nda transpozisyon işlemi yapılır.Faz sıralarının hat başı ve hat sonunda aynı olması için de güzergah boyunca uygun yerlerde 3 veya 3'ün katları sayısınca yapılır.(Daha iyi anlamak için Örn:Hat başında Va=Vb=Vc=154 kV olan gerilim, hat sonunda transpozisyon sayesinde Va'=Vb'=Vc'=170 kV olması sağlanır.Daha sonra şönt reaktörler kullanılarak gerilim eski seviyesi olan Va=Vb=Vc=154 kV' a indirgenir.)"
9.Enterkonnekte sistem nedir?
"Her bölgenin kendine özgü bir elektrik santraline sahip olması her zaman amaca uygun olmaz.Teknik koşulları gerçekleştiren en uygun yerlere elektrik üretim santralleri kurulur.Ve bunlar birbirlerine gerilim gruplarına göre bağlanarak bir enerji ağı kurulursa, artık her yöre için bir elektrik santralinin yapılmasına gerek kalmaz.İşte bir ülkenin tamamının yada belirli bölgelerinin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek bir biçimde üretim ile tüketim merkezleri arasındaki enerji alışverişini sağlayan enerji taşıma sistemine enterkonnekte sistem denir."
10.AG ve OG'de kullanılan direk çeşitleri nelerdir?
"AG ve OG'de kullanılan direkler beton, demir, ve ağaç direkler olmak üzere 3'e ayrılır.
- Ağaç Direk : Ekonomik olması, taşıma kolaylığı, tesis ve montaj süresinin kısa olması tercih sebebi olmasına yol açar.Tepe kuvvetlerinin zayıf olması dezavantajıdır.
- Demir Direk : Boyalı kaynaklı yada galvanizli civatalı olarak imal edilirler.Demir direkler ağaç direklere nazaran daha uzun ömürlü, beton direklere göre hafiftir.Ancak beton direklere göre bakım ve işletme masrafları yüksektir.
- Beton Direk : Çimento, su, kum, çakıl ve katkı maddesi ile yapılırlar.Beton direklerin demir direklere göre önemli avantajı,hava şartlarından ve özellikle sanayi bölgelerindeki zararlı gaz ve buharlardan az etkilenmesidir."
11.Dağıtım trafolarında kademe ayarı nasıl yapılır?
"Kademe ayarında asıl nokta;trafoların besleme geriliminin değeri (primer tarafının) değiştirildiğinde, sekonder çıkış geriliminin sabit tutulması mantığıdır.Çünkü müşterilere nominal sekonder geriliminin sağlanması işletmeciliğin esasıdır.Bu nedenle dağıtım (güç) trafolarında değişik primer gerilimi karşısında nominal sekonder çıkış gerilimi sağlamak amacıyla kademe değiştirme mekanizmaları ilave edilmiştir.Primer sargılar üzerine yerleştirilmiş bu gerilim ayar sistemi trafo yüksüz iken kullanılır.Genellikle 3 kademeli olarak imal edilirler.Prensip, trafonun dönüştürme oranı primer sargılar üzerinden sargı dilimleri çıkarmak ve ilave etmek suretiyle değiştirmektir. K=U1/U2=N1/N2=I2/I1 formülünden yapılır.
12.İzolatör nedir,görevi,yapısı ve çeşitleri nelerdir?
"Görevleri; Elektriksel bakımdan iletkenleri topraktan ayırmak, iletken ağırlığı ile iletkenler gelen ek yükleri karşılamak.
Yapısı;Cam, porselen, epoksi reçine gibi akıma karşı direnci çok büyük ve yüksek derecede sıcaklığa dayanıklı malzemeden yapılırlar.Camın porselene göre elektrik dayanımı yüksektir.
Çeşitleri;Mesnet tipi, Zincir tipi
Mesnet Tipi İzolatörler: Hava hattı iletkenlerinin üstüne tutturulduğu, bir veya çok parçalı izolatörlerdir.
Zincir Tipi İzolatörler : Özellikle orta ve yüksek gerilimde kullanılırlar.Birbirine eklenebilen birçok parçadan oluşurlar."
13.Jumper nedir?
"Atlama manasına gelir.Bir durdurucu direkte gergi izolatörleri veya mesnet izolatörleri arasındaki iletken kısımdır.Durdurucu direklerde enerji nakil hatlarını bibirlerine irtibatlamaya yarar.
14.Enerji niçin yüksek gerilimler taşınır?
"Elektrik enerjisi yüksek gerilimle iletildiğinde DeltaU(gerilim düşümü)={(k.P.L)/F.U2(kare)}*100 formülünden enerji nakil hattı sonunda gerilim düşümü daha az olur.Devreden az akım geçeceğinden güç kaybı az olur.İletken kesiti daha küçük olacağından iletimde kullanılan dirençler ve diğer gerilim techizatı hacim bakımından daha küçük ve hafif olur.Sonuçta elektrik daha ucuza mal olur.Eğer elektrik santraldeki jeneratörlerden elde edilen (genelde 10,5 kV) çıkış gerilimi ile iletilseydi,iletim akımı, iletken kesiti ve çapı çok daha büyük olacaktı."
15.Trafonun zati korumaları nelerdir?
"Trafo fiderleri; diferansiyel veya tank koruma dışında aşağıdaki koruma elemanlarına sahiptir:
- Lokal ısınma ve yağ bozulması sonucu gaz oluşmasına neden olan herhangi bir sargı arızasında çalışacak Bucholz rölesi koruması,
-Aşırı yük veya dahili bir arıza nedeniyle trafo yağ ve sargısında sıcaklık artışına karşı termik koruma,
-Trafo için tehlike yaratacak biçimde yağ seviyesinin düşmesine karşı yağ seviye koruması,
-Buşinglerdeki aşırı gerilim yükselmelerine karşı Bucholz rölersini koruyan ark boynuzu koruması"
16.Enerjili bir hatta yapılacak olan manevrada öncelikli işlemler nelerdir?
"-Önce hangi hattan manevra yapılacağı tesbit edilir.Ve bu hattın üzerinde bulunan müşterilere haber verilir.
-Fider kesicisi açılır ve kontrol edilir.
-Fiderin bara ve çıkış ayırıcıları açılır ve kontrol edilir.
-Fiderin toprak ayırıcısı kapatılır.
-Bu kesici üzerine uyarı levhaları asılarak başkasının kapatılması önlenir.
-Daha sonra ekibin çalışması için haber verilir."
17.Elektrik iletiminde kullanılan işletme sınırları nelerdir?
"-Alçal Gerilim :1000 V'a kadar
-Orta Gerilim :1000V ile 36kV (dahil)'a kadar
-Yüksek Gerilim:36 kV'dan büyük gerilimler için,"
18.Sehim nedir?
"Gerilen iletken uçlarının bağlı olduğu iki izolatör arasındaki varsayılan doğru çizgi ile iletkenin en sarkık noktası arasındaki uzaklıktır."
19.Transformatör nedir?
"Elektrik enerjisinin parametrelerini (U,I) değiştiren, statik elektromanyetik elemandır."
20.Akım trafosu nedir, ne işe yarar?
"İletim veya dağıtım hattına seri bağlanarak, üzerinden geçen akımı sargı oranları nispetinde düşürerek, ölçü ve koruma sistemleri tarafından kullanılabilir seviyeye getiren elektromanyetik devre elemanıdır."
21.Gerilim trafosu nedir, ne işe yarar?
"Primer tarafından genelde hat ile toprak arasına bağlanarak, faz toprak gerilimini sargı oranları nispetinde düşürerek, yine ölçü ve koruma sistemlerine aktaran elektromanyetik devre elemanıdır."
22.Güç trafosu (Dağıtım Trafosu) nedir, ne işe yarar?
"Güç trafoları, belirli bir gerilimdeki enerjiyi, başka bir gerilime çevirmek için kullanılır.Güç trafoları birkaç kVA'lık küçük trafolardan 500-1000 MVA'lık büyük trafolara kadar değişik güçlerde imal edilirler.Güç trafoları yüksek gerilimden alçak gerilime çevirdikleri enerjiyi miktar olarak değiştirmezler, yani güç sabit kalır."
23.Dağıtım trafolarının elemanları nelerdir?
"-Demir Nüve;Manyetik akı oluşmasını sağlar.
-Primer Sargılar;İnce ve çok sipirli olup, trafonun OG giriş kısmıdır.
-Sekonder Sargılar;Kalın ve az sipirli olup, trafonun AG çıkış kısmıdır.
-İzolasyon Yağı;Sarımlar, sargılar arası ve gövde-tank arası izolasyon ve soğumayı sağlar.
-Ana Tank;Sargıların, nüvenin ve yağın bulunduğu kısımdır.
-Reserve Tankı;Genleşme ve yedek yağ tankıdır.
-Yağ Seviye Göstergesi;Reserve yağ seviyesini görmek içindir.
-Radyatör;Trafo yağının soğumasını sağlar.
-OG-AG Buşingi;OG ve AG fazlarının bağlantı terminalleridir.
-Ark Boynuzu;Enerji nakil hatlarında bir gerilim yükselmesinde trafoyu koruyan kısımdır.
-Termometre;Trafonun ısı derecesini ölçer.
-Gerilim Kademe Komutatörü;OG'de gerilim seviyesini ayarlamaya yarar.
-Bucholz Rölesi;Trafoların zati arızalarında (yani trafonun içindeki arıza veya anormal ısınmalarda) çalışarak sinyal veya açtırma kumandası veren mekanik bir röledir."
24.Bara nedir?
"Aynı gerilimdeki elektrik enerjisinin toplandığı ve dağıtıldığı bir ünitedir."
25.Fider nedir?
"Bir merkez barasından müşteri veya müşteriler grubuna enerji taşıyan hat veya kablo çıkışlarıdır."
26.Elektrifikasyon nedir?
"Elektrik enerjisinin üretilmesi, iletilmesi ve dağıtılması işlemlerine denir."
27.Şalt sahası nedir?
"Genel olarak; Ayırıcılar,kesiciler, baralar, trafo ve yardımcı techizatın bir araya toplandığı, enerjiyi toplamaya veya dağıtmaya yarayan bir tesistir."
28.Trafo merkezi nedir?
"Genel olarak; Bir veya birden fazla yüksek gerilim enerji nakil hattından enerji alan ve bu enerjiyi genellikle orta ve alçak gerilim ile müşteri fiderlerine dağıtan cihaz topluluğunun bulunduğu yerdir."
29.Ayırıcı nedir, kaç çeşittir?
"Yüksüz devreleri güvenli olarak açıp kapamaya yarayan devre elemanıdır.
-Hat Ayırıcısı ;Enerji nakil hattının başında veya sonunda bulunan ayırıcılardır.
-Bara Ayırıcısı;Bara kesicisi iel bara arasında bulunan ayırıcıdır.
-By-Pass Ayırıcısı;Tek bara sisteminde kesiciye paralel çalışan ayırıcıdır.
-Transfer Ayırıcısı;Çift bara sisteminde ana bara ile transfer barayı birleştirir.
-Topraklama Ayırıcısı;Gerilim altında bulunmayan elektrik devrelerinin toprakla irtibatını sağlar."
30.Kesici nedir,yapısı ve çeşitleri nelerdir?
"Kısa devre dahil olmak üzere her türlü yük altında açma kapama yapabilen devre elemanıdır.
Yapısı; -Sabit ve hareketli kontaklar,
-Ark söndürme hücresi,
-İşletme mekanizması
Çeşitleri;
1)Yağlı 2)SF-6 Gazlı 3)Vakumlu 4)Havalı kesicilerdir."
31.Bir yerleşim yerinin elektrifikasyonu yapılırken trafo gücü nasıl belirlenir?
"Önce şebekeden akım çeken tüm elemanların güçleri (motor,priz,aydınlatma) tolanır ve kurulu güç bulunur.
Talep Katsayısı=Maksimum Güç/Kurulu Güç 'ten talep katsayısı bulunur.
Trafo Gücü=(Kurulu Güç*Talep Katsayısı)/CosQ (cosQ=0.8 sbt) ifadesinden çekilerek bulunur.
Etiketler: mülakat soruları, pratik bilgi | 0 Comments


