16F877 İLE BİR KAÇ PWM ÖRNEĞİ BU ARALAR ÇOK TALEP GELDİĞİNDEN KOYUYORUM PROTEUS VE CCS C KULLANILMIŞTIR AYRICA L298 BİR DEVREDE MEVCUTTUR BÜTÜN DOSYALAR EKTEDİR
İNDİR
ELEKTRİĞİNİZ KESİLMESİN:)





Türkiye nin ilk elektrik üreteci 1902 yılında Mersin-Tarsus’ta tesis edilen, bir su değirmenine bağlanmış 2 kW. gücünde bir dinamodur.
1914 yılında Osmanlı’nın ve Türkiye’nin ilk kayda değer elektrik üretim tesisi olarak Silahtarağa Termik Santralı hizmete girmiştir. 14 Şubat 1914 te açılan bu tesis ekonomik ömrünü tamamladığı 1983 yılına kadar hizmet vermiştir.
1930 lu yıllara kadar ülkemizdeki elektrik çalışmaları, genelde yabancı işletmelerin elinde olan küçük yerel santraller ve onların beslediği birbirlerinden ayrı yerel dağıtım şebekelerinin işletilmesi şeklinde olmuştur.
1939 yılında yabancı şirketlere verilmiş olan bu imtiyazlar devletleştirilerek genellikle dağıtım hizmetleri belediyelere devredilmiştir
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1923 yılında kurulu güç 33 MW ve yıllık üretim 45 milyon kWh iken; 1935 yılına gelindiğinde, kurulu güç 126.2 MW. üretim ise 213 milyon kWh, elektriklenmiş il sayısı ise 43'tür
1933 yılında 2301 sayılı Kanun ile İller Bankası kuruldu.
1935 yılında, 2805 sayılı Kanun ile kurulan Etibank’ın 3 ana işlevinden biri elektrik işletmeciliği olarak düzenlenmiştir..Yine aynı yıl,
2804 sayılı Kanun ile Maden Tetkik Arama (MTA),
2819 sayılı Kanun ile Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİEİ) kurulmuşlardır
1954 yılında Devlet su İşleri (DSİ) kurulana kadar hidroelektrik tesis dahil tüm üretim ve dağıtım Etibank önderliğinde bu kuruluşların katkılarıyla yürütülmüş, küçük kapasiteli dizel ve hidrolik santraller ve birçok sanayi kuruluşunun ve belediyelerin işlettiği dizel santraller ile şehirlerin elektrik ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır.
1948 yılında, Silahtarağa Termik Santralı’ndan o güne en büyük tesis olan Zonguldak Çatalağzı Termik Santralı devreye girmiş ve 1952 yılında 154 kV'luk bir ENH (Enerji nakil hattı) ile İstanbul'a elektrik takviyesi yapılmıştır. Bu ENH tı, ulusal enerji sistemimizinde (Enterkonnekte sistem) başlangıcını oluşturmuştur.
1950'li yıllarda, kurulu gücümüz 407.8 MW , yıllık üretimimiz ise 500 bin kWh'a ulaşmıştır. 1956 yılında 3 önemli tesis ulusal elektrik sistemine bağlanmıştır. Bunlar;
Adana yakınlarında Seyhan barajı ve HES,
Ankara yakınlarındaki Sarıyar barajı ve HES ile
Kütahya yakınlarındaki Tunçbilek Termik santralıdır.
1956 yılında Türkiye'nin iftiharı Sarıyar barajı ilk iki ünitesi toplam 80 MW güç ile hizmete girmesinden tam 14 yıl önce, 1942 yılında ABD de hizmete giren Grand Coulee Barajı 24 generatörlü 6180 MW gücünde idi. (Cumhuriyet tarihimizin en büyük projesi Atatürk Barajı 2400 MW gücündedir.
1958 yılında Nazilli yakınlarında Kemer barajı ve HES,
1959 yılında Kırşehir yakınlarında Hirfanlı barajı ve HES,
1960 yılında Manisa yakınlarında Demirköprü barajı ve HES o yıllarda kurulan hidroelektrik tesislerdir.
1970 yılında 1312 sayılı yasa ile TEK (Türkiye Elektrik Kurumu) kurulmuş,Belediyeler ve İller Bankası dışında bütünlük sağlanmış, bazı istisnalar dışında üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin yapım ve işletilmesi ile elektrik sektörünün planlanması tekel statüsüyle TEK e verilmiştir.
Bu tarihte de kurulu gücümüz 2234.9 MW üretimimiz ise 8 milyar 623 milyon kWh seviyelerine yükselmiş, ilk 380 kV ENH sisteme dahil edilmiştir. 1970 yılında elektriklenmiş köy sayısı % 7 dir.
1972 yılında, Türkiye’nin o güne kadar ki en büyük baraj ve HES i olan Eskişehir yakınlarındaki 300 MW gücündeki Gökçekaya barajı ve HES ile yine en büyük termik santral projesi olan Seyitömer Termik santralı devreye alınmıştır.
1975 yılında Fırat üzerindeki ilk incimiz Keban barajımız , o yıla kadar kurulan tüm barajlı santralarımızın toplamından daha büyük kurulu güce sahipti. (1330 MW)
Türkiye kurulu gücü 1980 yılında 5118.7MW'a üretimi ise 23 milyar 275 milyon kWh kapasitesine ulaşmıştır.
1982 yılında Belediyeler ve Birliklerin ellerindeki elektrik tesisleri TEK'e devredilmiştir. Bu tarihten itibaren de enerjinin üretimi, dağıtımı ve satışları bu kurum (TEK) tarafından yapılması sağlanmıştır. Bu dönemde de yine kurulu gücümüz 6638.6 MW,üretimimiz ise 26 milyar 552 milyon kWh olarak gerçekleşmiş, bu yıl elektriklenmiş köy sayısı % 61'e ulaşmıştır.bu yıllarda birde cayırha termik santrali yapılmıştır 300MW 2 ünite daha sonra 2000 yıllında 2 ünite daha faliyete gecmiştir 320MW ŞİMDİ TOPLAM 620 MW'tır
1984 yılında kabul edilen 3096 sayılı yasa ile TEK’in tekel statüsü kaldırılmış, yerli ve yabancı Sermaye Şirketlerine üretim tesisi kurmak ya da mevcut üretim ve dağıtım tesislerinin mülkiyeti TEK’da kalmak üzere işletme hakkı devralmak suretiyle faaliyette bulunma imkânı verilmiştir.
12 Ağustos 1993 te TEK; ikiye ayrılarak üretim ve iletimden sorumlu TEAŞ, dağıtımdan sorumlu TEDAŞ kurulmuştur.
Bu dönemde Yap-İşlet Devret (YİD) modeli ile kurulması kabul edilen üretim tesislerinin finansmanının teşebbüs sahiplerince sağlanması, üretilen tüm enerjinin TEK tarafından satın alınması benimsenmiştir.
3096 sayılı yasa ile Özel sektöre üretim, iletim, dağıtım ve ticaret yetkisi veren, Yap-işlet-Devret (YİD) modeline, otoprodüktör (Kendi elektrik enerjisi ihtiyacını kendi ürettiği tesislerden sağlayan, ürettiği fazla enerjiyi kamuya satan sanayi kuruluşları) uygulamasına ve mevcut tesislerin işletme hakkı devirlerine imkân sağlanmıştır.
1996 yılında sadece yeni üretim tesislerinin yapımı için Yap-İşlet Modeli (Yİ) uygulamasına yönelik olarak 4283 sayılı yasa yayınlanmıştır.
3 Mart 2001 tarihinde 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Kurulu -EPDK- oluşturulmuş olup piyasada faaliyet gösterecek olan işletmelerin bu kurum ve kurul ile uyumlu çalışması öngörülmüştür. Bu dönemde Türkiye Elektrik Üretim ve Dağıtım Anonim Şirketi (TEAŞ) üçe bölünerek;
2004 Yılında yapılan mevzuat değişikliği ile DSİ kontrolünde olan bütün HES'ler Elektrik İdaresine devredilmiştir. Günümüzde elektrik satış fiyatlarını hala devlet belirlemekte olup, son bir kaç yıldır değişikliğe uğramamıştır. Ama 1 Temmuzda elektriği yaklaşık %20 zam bekleniyor.
Türkiye'nin enerji ihtiyacı 2008 yılından sonra daha da artacak ve enerji sıkıntıları yaşanacaktır. Bu yüzden hidroelektrik santrallerinin ve dünyanın terk etmeye çalıştığı nükleer santral inşaatlarına başlanması söz konusudur.
Kaynak:Vikipedi

Her yıl çöpe atılan yüzbinlerce ton devre elemanları ve devre kartları artık çevreye zarar veren gereksiz atıklar listesinden çıkıyor. Türk ve Romen bilim adamlarının ortaklaşa yürüttükleri çalışmalar neticesinde çok etkili biçimde plastiğin geri dönüşümünü sağlayabiliyorlar. Devre kartlarının zehirli materyaller ve çeşitli metaller içeren yapısını düşündüğümüzde içerisinden sadece plastiği çıkartmak oldukça zor gözüküyor. Isı ve kimyasal çözüştürme ile zararlı toksik bileşenlerin neredeyse tamamının yok edildiğini açıklayan bilim adamları, bu sayede devre kartları üzerinden geriye kalan pyrolysis yağ bileşeninin petrol gibi işlenerek yakıt olarak ya da endüstriyel işlemlerde kullanılmak üzere başka şekillerde değerlendirilebileceğini belirtiyorlar. Bazen ufak gibi gözüken şeyler uygulamada etkin olup çok büyük faydalar sağlayabiliyor. Umarım bu buluş da bunlardan birisi olur ve Türk bilim adamlarımızla iftahar ederiz.
Sharp’ın ürettiği bu yakıt pillerinde hidrojen gazı yerine sıvı ve çok uçucu bir madde olan metanol kullanılıyor. Böylece hem daha az patlama riski ve daha uzun ömürlü piller üretmek mümkün olabiliyor. Yakıt pili ile bir laptopun 1 ay hiç kapanmadan rahatlıkla çalışabildiğini düşünürsek, cep telefonuna uygulanacak bir pilin aylarca belki de 1 yıl boyunca hiç şarj etmeden kullanılabilmesi mümkün olacak. Eğer bundan daha da iyisini yapmayı başarabilirlerse, cep telefonları yanında şarj aletiyle gelmeyecektir. Çünkü alınan bir telefon 2-3 sene hiç kapanmadan aynı pille çalışabilmesi mümkün olabilir.

· Ana kolon hattını tanımlayınız.
İşletmeye ait besleme noktasından (ana buvat) tüketicinin ilk dağıtım noktasına (ana dağıtım tablosu, sayaç) kadar olan besleme hattına
denir.
· Kolon hattını tanımlayınız.
Tüketiciye ait ilk dağıtım noktası ile öteki dağıtım noktası arasındaki ya da tablolar arasındaki hatlardır.
· Linye hattını tanımlayınız.
Dağıtım tablosundan son aydınlatma armatürü ya da prizin bağlandığı buvata kadar olan hatlardır. Linye hattı, bir sigorta devresine
bağlanan hat olarak ta düşünülebilir.
· Priz linyesi ne demektir?
Prizlerin bağlandığı hatta priz linyesi denir.
· Işık linyesi ne demektir?
Lambaların bağlandığı hatta lâmba linyesi denir.
· Lamba linyesi kaç mm’lik iletkenle çekilmelidir?
En az 2,5 mm²
· Priz linyesi kaç mm’lik iletkenle çekilmelidir?
En az 2,5 mm²
· Lamba linyesinde en fazla kaç lamba olabilir?
Bir lâmba linyesine en fazla 9 lâmba sortisi bulunabilir.
· Priz linyesinde en fazla kaç priz olabilir?
Bir priz linyesine ise en fazla 7 priz sortisi bağlanabilir.
· Linye sigortası ne demektir?
· Linye hattı, bir sigorta devresine bağlanan hat olarak ta düşünülebilir. Bu hatta bağlanan sigortaya linye sigortası adı verilir.
· Sorti hattı ne demektir?
· Linye hattı ile aydınlatma aracı ya da prizi arasındaki bağlantı hattıdır.
· Priz sortisini tanımlayınız.
· Linye hattı ile priz arasındaki bağlantı hattıdır.
· Işık sortisini tanımlayınız.
· Işık sortisi, lâmba ve ona kumanda eden anahtar devresinden ibarettir.
· Işık sortisinin kesiti kaç mm²’den aşağı olmamalıdır?
· Işık sortisinin kesiti 1,5 mm²’den aşağı olmamalıdır.
· Priz sortisinin kesiti kaç mm²’den aşağı olmamalıdır?
· Priz sortisinin kesiti ise 2,5 mm²’den az olmamalıdır.
· Motorlarda Frenleme : Üç çeşit frenleme vardır
a.Balatalı Frenleme : Motor mili üzerine konan kasnak iki balata ile sıkılması sonucu dönene motorun durdurulmasına balatalı frenleme denir.
b. Dinamik Frenleme : Alternetif Akımla çalışan elektrik motorların enerjisi kesildikten sonra stator sargılarına DC (Doğru gerilim)
uygulayarak motorun durdurulmasına Dinamik Frenleme denir
a. Ani Frenleme : Mortların ani devir yönünün değiştirilmesi prensibine göre yapılan frenlemedir. Motor bir yönde dönerken şebeke enerjisi
kesilip ters yönde dönecek şekilde tekrar şebekeye bağlandığında motor ters yönde dönmek istediğinde önce devri azalır. Sonra motor durur. Motor ters yöne dönmeden enerjisi kesilirse motor ani frenleme ile durdurulmuş olur.
· Üç Fazlı Asenkron Motorların Devir Yönü Nasıl Değiştirilir?
Fazlardan herhangi iki fazın yeri değiştirilirse motor ters tarafa döner.
a. Start (Çalıştırma)
b. Stop (Durdurma)
c. Jog (İki yollu buton)
Asenkeron motorlara enerji verildiğinde motor normal devrine ulaşıncaya kadar normal çektikleri akımdan 3-6 kat daha fazla akım çekerler. Motorların çektikleri bu yüksek akım şebekeye,kumanda elemanlarına ve motorun sargılarına zarar veriri. Bu nedenle 5 kW ‘tan büyük güçlerdeki motorlara direkt yol verilmez.
Copyright (c) 2009 Y.T.Ü. Elektrik Mühendisliği. All rights reserved. Design by Free CSS Templates Bloggerized by TeknoMobi.